Son İletiler
#81
Masaüstü Rol Yapma Oyunları / Ynt: Kayıp Krallıkların Gölges...
Son İleti Gönderen Ruhi - 23 Aralık 2025, 18:14"Morbryn's Shield'da yazılan notlar"
—————————————————————————————————————————
Sonunda birkaç cümleyi yan yana dizecek kadar gücümü toparlayabildim. Kaybettik. Herkesi, her şeyi. Bunları neden yazıyorum ve nasıl yazacağım bilmiyorum. Sanırım sesim titremeden iyiyim diyebilmek için önce içimi dökmem gerekiyor.
Gözcünün bizi uyarması gerekiyordu. Ya da, belki uyardı ama ben anlamadım. Elini kaldırdığı zaman bizi yanına çağırıyor gibiydi. Çavuş yanına kadar gitti. Bilmediğimiz topraklara girdiğimiz çok belliydi. Her şey bir anda oldu.
Önce gölgelerini, sonra gökyüzünde beliren o devasa taşları gördüm. Taşlar göründüğü anda düşmüş, daha biz nefes alamadan her yeri toz kaplamıştı. O tozların içinden çığlıklar duyuluyor ama kime ait olduklarını seçemiyordum.
Hemen ardından üzerimize koşmaya başlamış olan barbarlar. O an hâlâ durumumuzun ne kadar kötü olduğunu fark edememiştim. Bunu şimdi yazarken utanıyorum. O an cesaretimin, gökten düşen taşları bile durdurabileceğini sandım. Barbarların üzerine doğru koşmaya başladım. Üzerime çullanmaları çok uzun sürmedi, dizlerim yere bastı, omuzlarım toprağa gömüldü. Zırhımın altında ezilirken, kafamın içinde tek bir cümle dönüp duruyordu. Böyle bitmemeli. Böyle bitmemeli. Sonra gözlerim karavanı son bir kez buldu ve o görüntü... Hayallerimizi paylaştığımız herkes birer birer yolculuğunun sonuna ulaşıyordu.
————————————————————————————————————————
—————————————————————————————————————————
Kaç gün sonra ve nerede gözümü açtım bilmiyorum. Hapsedilmiştik. Korvin yanımdaydı. Alvis. Dorn. Rurik de. Onlara bakmam gerekti. İyiler mi diye kontrol etmem gerekiyordu. Hayatta olduğuma sevinmem gerekiyordu belki. Ama ben, hayatımda ilk defa bu derece kontrolümü kaybettim. Sadece kapıyı yumrukluyor, küfürler savuşturuyordum. Bedelini ödemeleri gerekiyordu ve bunu o an sağlayacaktım.
Sesime cevap olarak sadece alay geldi. Aradan ne kadar süre geçti bilmiyorum. Ama sonra... dileğim gerçekleşti. O gün, orkların saldırısı olmasa bugün hayatta olur muyduk, bilmiyorum. Bunu yazmak bile midemi burkuyor. Torm'a her geçen gün teşekkür ediyorum.
O gün ne kadar güçsüz olduğum tekrar tekrar yüzüme çarptı. Savaş alanına dönmüş bu hapishaneden kaçmaya çalışıyorduk. Arkamızdan yetişen ork ekibinin lideriyle karşı karşıya geldiğim anı hatırlıyorum. Ona yaklaştığımı, gözlerimi onun üzerine diktiğimi... sonra da gözümü yerde açtığımı. Bu kadar.
Torm affet. Cesaretim o gün kırıldı. Hiçbir gücümün olmadığını düşünürken Alvis'in desteğiyle kaçmaya devam ettim. O sırada Rurik'i gördüm. Başka bir ork grubuna doğru koşuyordu. Üzerine düşen ışığını görebiliyordum, Rurik çok layık bir takipçin olurdu.
—————————————————————————————————————————
—————————————————————————————————————————
Sonunda birkaç cümleyi yan yana dizecek kadar gücümü toparlayabildim. Kaybettik. Herkesi, her şeyi. Bunları neden yazıyorum ve nasıl yazacağım bilmiyorum. Sanırım sesim titremeden iyiyim diyebilmek için önce içimi dökmem gerekiyor.
Gözcünün bizi uyarması gerekiyordu. Ya da, belki uyardı ama ben anlamadım. Elini kaldırdığı zaman bizi yanına çağırıyor gibiydi. Çavuş yanına kadar gitti. Bilmediğimiz topraklara girdiğimiz çok belliydi. Her şey bir anda oldu.
Önce gölgelerini, sonra gökyüzünde beliren o devasa taşları gördüm. Taşlar göründüğü anda düşmüş, daha biz nefes alamadan her yeri toz kaplamıştı. O tozların içinden çığlıklar duyuluyor ama kime ait olduklarını seçemiyordum.
Hemen ardından üzerimize koşmaya başlamış olan barbarlar. O an hâlâ durumumuzun ne kadar kötü olduğunu fark edememiştim. Bunu şimdi yazarken utanıyorum. O an cesaretimin, gökten düşen taşları bile durdurabileceğini sandım. Barbarların üzerine doğru koşmaya başladım. Üzerime çullanmaları çok uzun sürmedi, dizlerim yere bastı, omuzlarım toprağa gömüldü. Zırhımın altında ezilirken, kafamın içinde tek bir cümle dönüp duruyordu. Böyle bitmemeli. Böyle bitmemeli. Sonra gözlerim karavanı son bir kez buldu ve o görüntü... Hayallerimizi paylaştığımız herkes birer birer yolculuğunun sonuna ulaşıyordu.
————————————————————————————————————————
—————————————————————————————————————————
Kaç gün sonra ve nerede gözümü açtım bilmiyorum. Hapsedilmiştik. Korvin yanımdaydı. Alvis. Dorn. Rurik de. Onlara bakmam gerekti. İyiler mi diye kontrol etmem gerekiyordu. Hayatta olduğuma sevinmem gerekiyordu belki. Ama ben, hayatımda ilk defa bu derece kontrolümü kaybettim. Sadece kapıyı yumrukluyor, küfürler savuşturuyordum. Bedelini ödemeleri gerekiyordu ve bunu o an sağlayacaktım.
Sesime cevap olarak sadece alay geldi. Aradan ne kadar süre geçti bilmiyorum. Ama sonra... dileğim gerçekleşti. O gün, orkların saldırısı olmasa bugün hayatta olur muyduk, bilmiyorum. Bunu yazmak bile midemi burkuyor. Torm'a her geçen gün teşekkür ediyorum.
O gün ne kadar güçsüz olduğum tekrar tekrar yüzüme çarptı. Savaş alanına dönmüş bu hapishaneden kaçmaya çalışıyorduk. Arkamızdan yetişen ork ekibinin lideriyle karşı karşıya geldiğim anı hatırlıyorum. Ona yaklaştığımı, gözlerimi onun üzerine diktiğimi... sonra da gözümü yerde açtığımı. Bu kadar.
Torm affet. Cesaretim o gün kırıldı. Hiçbir gücümün olmadığını düşünürken Alvis'in desteğiyle kaçmaya devam ettim. O sırada Rurik'i gördüm. Başka bir ork grubuna doğru koşuyordu. Üzerine düşen ışığını görebiliyordum, Rurik çok layık bir takipçin olurdu.
—————————————————————————————————————————
#82
Masaüstü Rol Yapma Oyunları / Ynt: Kayıp Krallıkların Gölges...
Son İleti Gönderen Ruhi - 23 Aralık 2025, 18:14"Dellak Bazrall harabelerinde kaybolmuş kağıt parçaları"
—————————————————————————————————————————
...Demir Kül Hançerleri'ne katıldığımdan beri birkaç on gün oluyor. Her ne kadar sabahları aldığım deniz kokusunu özlesem de yol hayatına alışmaya başladım. En azından artık geceleri daha az uyanıyorum...
—————————————————————————————————————————
—————————————————————————————————————————
...çadırımın tepesinde kendini gösteren küçük bir delikle uzun uzun bakıştım. Yola çıkarken idare eder, diye geçiştirdiğim her şey yüzüme bir bir vuruluyor. Yine de henüz dertlerim bunlarla sınırlı. Önümüzde hâlâ çok uzun bir yol var ve sabahlara kadar yaptığım kılıç talimleri, yalnızca talim olarak kalmaya devam ediyor....
—————————————————————————————————————————
—————————————————————————————————————————
...mutluyum ki burası iyi insanlarla dolu. İlk bakışta belli olmasa da doğru olanı yapmaya çalışan çok kişi var; üstelik, insanın omzunu hafifleten türden. Ben de elimden geldiğince herkesi desteklemeye çalışıyorum. Kamp etrafında vakit buldukça hayatlarımız hakkında konuşmak herkese iyi geliyor...
—————————————————————————————————————————
—————————————————————————————————————————
...Torm'un adıyla, elim açık, yüreğim temiz...
—————————————————————————————————————————
—————————————————————————————————————————
...ve Korvin adında bir büyücü ile seyahat ediyoruz. Yola çıkmadan önce bir büyücü ile karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim. Kesinlike buraya ait birisi gibi gözükmüyor. Tüccar bir aileden geldiğini söylese de, bir kralın kayıp varisi desem az kalır. Kalbindeki iyiliği görmek çok zor değil. Bir gün kendi sancağımı yükseltecek olursam, ilk çağıracağım kişi Korvin olurdu...
—————————————————————————————————————————
—————————————————————————————————————————
...gerçekten bu kadar bilgi sahibi olmasının Ogma tarafından bahşedilen bir güç olduğunu düşünüyordum; ancak her gece çadırından gelen kağıt sesleri bunu düşündüğüme utandırmaya devam ediyor. Yanımızda bu kadar bilgili bir rahip olduğu için şanslıyız. Daha önemlisi, Alvis, bilgiyle kibir arasındaki çizgiyi geçmemeyi bilen insanlardan ve beni bu notları tutmaya teşvik ettiği için...
—————————————————————————————————————————
—————————————————————————————————————————
...Torm bizimle, cesaretim bulaşıcı olsun...
—————————————————————————————————————————
"Dellak Bazrall'daki notların sonu"
—————————————————————————————————————————
...Demir Kül Hançerleri'ne katıldığımdan beri birkaç on gün oluyor. Her ne kadar sabahları aldığım deniz kokusunu özlesem de yol hayatına alışmaya başladım. En azından artık geceleri daha az uyanıyorum...
—————————————————————————————————————————
—————————————————————————————————————————
...çadırımın tepesinde kendini gösteren küçük bir delikle uzun uzun bakıştım. Yola çıkarken idare eder, diye geçiştirdiğim her şey yüzüme bir bir vuruluyor. Yine de henüz dertlerim bunlarla sınırlı. Önümüzde hâlâ çok uzun bir yol var ve sabahlara kadar yaptığım kılıç talimleri, yalnızca talim olarak kalmaya devam ediyor....
—————————————————————————————————————————
—————————————————————————————————————————
...mutluyum ki burası iyi insanlarla dolu. İlk bakışta belli olmasa da doğru olanı yapmaya çalışan çok kişi var; üstelik, insanın omzunu hafifleten türden. Ben de elimden geldiğince herkesi desteklemeye çalışıyorum. Kamp etrafında vakit buldukça hayatlarımız hakkında konuşmak herkese iyi geliyor...
—————————————————————————————————————————
—————————————————————————————————————————
...Torm'un adıyla, elim açık, yüreğim temiz...
—————————————————————————————————————————
—————————————————————————————————————————
...ve Korvin adında bir büyücü ile seyahat ediyoruz. Yola çıkmadan önce bir büyücü ile karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim. Kesinlike buraya ait birisi gibi gözükmüyor. Tüccar bir aileden geldiğini söylese de, bir kralın kayıp varisi desem az kalır. Kalbindeki iyiliği görmek çok zor değil. Bir gün kendi sancağımı yükseltecek olursam, ilk çağıracağım kişi Korvin olurdu...
—————————————————————————————————————————
—————————————————————————————————————————
...gerçekten bu kadar bilgi sahibi olmasının Ogma tarafından bahşedilen bir güç olduğunu düşünüyordum; ancak her gece çadırından gelen kağıt sesleri bunu düşündüğüme utandırmaya devam ediyor. Yanımızda bu kadar bilgili bir rahip olduğu için şanslıyız. Daha önemlisi, Alvis, bilgiyle kibir arasındaki çizgiyi geçmemeyi bilen insanlardan ve beni bu notları tutmaya teşvik ettiği için...
—————————————————————————————————————————
—————————————————————————————————————————
...Torm bizimle, cesaretim bulaşıcı olsun...
—————————————————————————————————————————
"Dellak Bazrall'daki notların sonu"
#83
Masaüstü Rol Yapma Oyunları / Kayıp Krallıkların Gölgesinde ...
Son İleti Gönderen Ruhi - 23 Aralık 2025, 18:12Ekim 2025'te başladığımız hikayeden notlar.
#84
Masaüstü Rol Yapma Oyunları / Ynt: Unutulmuş Servetin Bedeli...
Son İleti Gönderen Ruhi - 19 Aralık 2025, 17:12Unutulmuş Servetin Güncesi
Amn, Tarsakh - Fırtınaların Pençesinin Dördü, 1370 DR
Altın Suyu'na vardığımızda, suyun rengi altın değildi; fakat insanın içini yoklayan bir ağırlığı vardı. Esmeraltan'ın güneyinde, haritalarda küçük, dertlerde büyük bir kasaba. Taşları yerinde ama düzeni gevşekti. Düzen gevşekse, düşman içerdedir. Kızıl bilir.
Bu topraklara dönüşüm tesadüf değil. Gölge-Parıltı Madeni... Adını ilk duyduğumda, kulağımda bir dua gibi çınladı. Kaybolmuş bir maden, kaybolmuş bir hanenin hatırası. Arnise-Montan'ın kırılan dişlerinden biri. Şu an o diş, ogrelerin ve trollerin ağzında öğütülüyor olabilir. Görevim o dişi alıp leydinin hizmetinde bir kılıca dönüştürmek. Hanedanı geri kurmak bir araç. Esas olan bir nizam kurmak. Şövalye Nizamı, Leydi'nin ve Baba'nın hizmetinde. Lakin henüz hiç bir şey bilmiyorum. Bilmemek ağırdır; fakat bilmeden plan kurulmaz. Ben de bilgi toplama işine koyuldum.
Dalen Varlinth adında bir adam, maden hakkında bildiği olduğunu söylemişti. O yüzden buradayım. Yanımda iki kişi var: Lorian ve Beric. Lorian... Can borcunu ödemekle biraz mangır toplamak arasında bir amaçla yoldaş oldu bana şehir kolcusu. Gözleri hızlı, dili çevik. Kuralları bilir ama onların arasından geçmesini de becerir. Düzenin içinden iş gören adamlara ihtiyacım var. Kılıç değil; anahtar taşır bu tipler. Onu izliyorum. Henüz kendisine bir ad koymadım; ama nizamda bir "iş bitirici" yeri var, boş durur. Beric ise başka. Tempus inananı bir köylü. Kılıcı konuşur, kendisi az konuşur. Uyanık değil; ama uyanık olmaması bazen nimettir. Saflığı düzgün bir hatta koyarsan, çelik gibi ilerler. Onu şimdiden nizamın muhtemel şampiyonu olarak zihnime yazdım. Henüz kendisi bilmez ama kızılın hesabıyla...
Dalen'in evine vardığımızda, kapının önünde bir kalabalık vardı. Borç... İnsanları en hızlı birleştiren dua. "Bu ev bizim patronun," dediler. Kimin patronu olduğu belli olmayan adamlardı. Ben soylu havalarına girmedim; zira soyluluk bağırınca değil, yürüyünce belli olur. İçeri geçmek istedim. Yolum kesildi. Beric'te yolumu açtı. Sonrası kavga... Düzen bozuldu. Kızıl üstümüzde. Muhafızlar gelene kadar yumruklar konuştu, kemikler ikna olmadı. Çok sürmedi. İçeri girdik.
Dalen'le konuştuk. Konuşmak dediysem, daha çok pazarlık etti. Amcasının Ilmater'e meylettiğini, bataklığın güneyinde bir köye gittiğini söyledi. Malların, evin, mülkün devri için belge istedi. Eski bir expertiz raporu varmış; madene dair. Günlük... Amcasının Esmeraltan'daki banka kasasında. Belgeleri imzalarsak, raporu verecek.
Söz verdik. Sözler yazıya döküldü. Yazı bağlar. Leydi bağladı.
Oradan ayrıldık. Sala bindik, Altın Sahil Köyüne vardık. Amca, cefa çekmek için bataklığın içine yürümüş. İlginçtir; insanlar bazen Tanrı'ya yaklaşmak için, dünyadan uzaklaşır. Evi bulduğumuzda arbede izleri vardı. İzler bizi bataklığın kalbine götürdü.
Ve orada... Kertenoğulları. Soğuk kanlı, habis tanrılı, insan kanını ritüele çeviren mahlûklar. Mağaralarında insan kurban ettikleri bir tapınak bulduk. Düzen yoktu; ama ritüel vardı. Kızıl böyle şeyleri sevmez. Çarpışma sertti. Kertenoğullarını temizlerken şamanları bana sağlam vurdu. Bir anlık karanlık... Hesap şaştı. Sanki son nefes. Yere düştüm. Şah devrildi sandım.
Ama kalktım.
İksir... Dost eli... Plan devam etti. Kertenoğullarını Berick ve Lorian temizledi. Bende tapınağı. Cesetleri gömmek istedim, Berick ve Lorian çatışmadan mütevellit yorgunlardı. Tamam dedim, bir araya getirip yaktık. Ruhları huzur bulsun diye duamı ettim. Düzgün yapıldıysa, düşman bile rahat eder. Kızıl bilir. Sonra bir ağırlık hissettim. İki ayrı bakış, doğrudan değil, sanki göz ucuyla bakışları bana değdi iki ilahinin. Leydimden eminim, ama Baba mıydı diğeri? Yoksa amcanın kutsisi mi?
Geri döndüğümüzde yeni bir eksik vardı: Dalen yoktu Lorian kaçırmışlar dedi. Evde Selune'a ait bir sunak bulduk. Beric, adamantitten, dolunay biçimli ağır bir kılıç tokmağı çıkardı bir yerden. Kılıç konuşur bazen; ama daha çok niyet söyler. Bunu not ettim.
Lorian'ın peşinde izler bizi Küçük Altın Sahil'e götürdü. İki köy arasında isim kavgası varmış; ama kavga küçük, dert büyük. Orada Silvar'la tanıştık. Gölge Hırsızlarından biri olduğu her hâlinden belliydi. Dalen'i Raventhos'un almış olabileceğini söyledi. "O aldıysa," dedi, "ortağız." Sözleri düzgün, niyeti bulanık. Onu dinledim. Dinlerken tarttım. Başta kılıcın peşinde sandım; sonra anlamazdan gelince, işin başka olduğunu düşündüm. Silvar ya Raventhos'u temizlemekle görevliydi, bahanesini verdik ya da temizlendikten sonra suçu üzerine yıkacak bir taş arıyor. Taş olmak istemem. Oyunu kurmak lazım gelir.
Raventhos'la görüştük. Aşağıda Dalen'e işkence yapıyormuş. Adamlarının bataklıkta kaybolduğunu söyledi. Kurban edildiklerini, ruhlarının yolcu edildiğini anlattım. Umursamadı. "Devam ederim," dedi. Kızıl böyle küstahlığı not eder. Silvar'la yeniden buluştuk. Ortağız dedik. Gece yarısı malikaneye saldıracağız. İçeride sekiz on silahlı muhafız olabilir, dördünü saydık. Sayı makul. Hatları çizip, çıkışları belirlemek kaldı. Evvela geri çekilme planını yapmak lazım. Leydim sen bizi gecenin şerrinden koru.
Oyun henüz başlamadı.
Ama hamle vakti yaklaştı.
Kızıl bilir.
Şah...
Amn, Tarsakh - Fırtınaların Pençesinin Dördü, 1370 DR
Altın Suyu'na vardığımızda, suyun rengi altın değildi; fakat insanın içini yoklayan bir ağırlığı vardı. Esmeraltan'ın güneyinde, haritalarda küçük, dertlerde büyük bir kasaba. Taşları yerinde ama düzeni gevşekti. Düzen gevşekse, düşman içerdedir. Kızıl bilir.
Bu topraklara dönüşüm tesadüf değil. Gölge-Parıltı Madeni... Adını ilk duyduğumda, kulağımda bir dua gibi çınladı. Kaybolmuş bir maden, kaybolmuş bir hanenin hatırası. Arnise-Montan'ın kırılan dişlerinden biri. Şu an o diş, ogrelerin ve trollerin ağzında öğütülüyor olabilir. Görevim o dişi alıp leydinin hizmetinde bir kılıca dönüştürmek. Hanedanı geri kurmak bir araç. Esas olan bir nizam kurmak. Şövalye Nizamı, Leydi'nin ve Baba'nın hizmetinde. Lakin henüz hiç bir şey bilmiyorum. Bilmemek ağırdır; fakat bilmeden plan kurulmaz. Ben de bilgi toplama işine koyuldum.
Dalen Varlinth adında bir adam, maden hakkında bildiği olduğunu söylemişti. O yüzden buradayım. Yanımda iki kişi var: Lorian ve Beric. Lorian... Can borcunu ödemekle biraz mangır toplamak arasında bir amaçla yoldaş oldu bana şehir kolcusu. Gözleri hızlı, dili çevik. Kuralları bilir ama onların arasından geçmesini de becerir. Düzenin içinden iş gören adamlara ihtiyacım var. Kılıç değil; anahtar taşır bu tipler. Onu izliyorum. Henüz kendisine bir ad koymadım; ama nizamda bir "iş bitirici" yeri var, boş durur. Beric ise başka. Tempus inananı bir köylü. Kılıcı konuşur, kendisi az konuşur. Uyanık değil; ama uyanık olmaması bazen nimettir. Saflığı düzgün bir hatta koyarsan, çelik gibi ilerler. Onu şimdiden nizamın muhtemel şampiyonu olarak zihnime yazdım. Henüz kendisi bilmez ama kızılın hesabıyla...
Dalen'in evine vardığımızda, kapının önünde bir kalabalık vardı. Borç... İnsanları en hızlı birleştiren dua. "Bu ev bizim patronun," dediler. Kimin patronu olduğu belli olmayan adamlardı. Ben soylu havalarına girmedim; zira soyluluk bağırınca değil, yürüyünce belli olur. İçeri geçmek istedim. Yolum kesildi. Beric'te yolumu açtı. Sonrası kavga... Düzen bozuldu. Kızıl üstümüzde. Muhafızlar gelene kadar yumruklar konuştu, kemikler ikna olmadı. Çok sürmedi. İçeri girdik.
Dalen'le konuştuk. Konuşmak dediysem, daha çok pazarlık etti. Amcasının Ilmater'e meylettiğini, bataklığın güneyinde bir köye gittiğini söyledi. Malların, evin, mülkün devri için belge istedi. Eski bir expertiz raporu varmış; madene dair. Günlük... Amcasının Esmeraltan'daki banka kasasında. Belgeleri imzalarsak, raporu verecek.
Söz verdik. Sözler yazıya döküldü. Yazı bağlar. Leydi bağladı.
Oradan ayrıldık. Sala bindik, Altın Sahil Köyüne vardık. Amca, cefa çekmek için bataklığın içine yürümüş. İlginçtir; insanlar bazen Tanrı'ya yaklaşmak için, dünyadan uzaklaşır. Evi bulduğumuzda arbede izleri vardı. İzler bizi bataklığın kalbine götürdü.
Ve orada... Kertenoğulları. Soğuk kanlı, habis tanrılı, insan kanını ritüele çeviren mahlûklar. Mağaralarında insan kurban ettikleri bir tapınak bulduk. Düzen yoktu; ama ritüel vardı. Kızıl böyle şeyleri sevmez. Çarpışma sertti. Kertenoğullarını temizlerken şamanları bana sağlam vurdu. Bir anlık karanlık... Hesap şaştı. Sanki son nefes. Yere düştüm. Şah devrildi sandım.
Ama kalktım.
İksir... Dost eli... Plan devam etti. Kertenoğullarını Berick ve Lorian temizledi. Bende tapınağı. Cesetleri gömmek istedim, Berick ve Lorian çatışmadan mütevellit yorgunlardı. Tamam dedim, bir araya getirip yaktık. Ruhları huzur bulsun diye duamı ettim. Düzgün yapıldıysa, düşman bile rahat eder. Kızıl bilir. Sonra bir ağırlık hissettim. İki ayrı bakış, doğrudan değil, sanki göz ucuyla bakışları bana değdi iki ilahinin. Leydimden eminim, ama Baba mıydı diğeri? Yoksa amcanın kutsisi mi?
Geri döndüğümüzde yeni bir eksik vardı: Dalen yoktu Lorian kaçırmışlar dedi. Evde Selune'a ait bir sunak bulduk. Beric, adamantitten, dolunay biçimli ağır bir kılıç tokmağı çıkardı bir yerden. Kılıç konuşur bazen; ama daha çok niyet söyler. Bunu not ettim.
Lorian'ın peşinde izler bizi Küçük Altın Sahil'e götürdü. İki köy arasında isim kavgası varmış; ama kavga küçük, dert büyük. Orada Silvar'la tanıştık. Gölge Hırsızlarından biri olduğu her hâlinden belliydi. Dalen'i Raventhos'un almış olabileceğini söyledi. "O aldıysa," dedi, "ortağız." Sözleri düzgün, niyeti bulanık. Onu dinledim. Dinlerken tarttım. Başta kılıcın peşinde sandım; sonra anlamazdan gelince, işin başka olduğunu düşündüm. Silvar ya Raventhos'u temizlemekle görevliydi, bahanesini verdik ya da temizlendikten sonra suçu üzerine yıkacak bir taş arıyor. Taş olmak istemem. Oyunu kurmak lazım gelir.
Raventhos'la görüştük. Aşağıda Dalen'e işkence yapıyormuş. Adamlarının bataklıkta kaybolduğunu söyledi. Kurban edildiklerini, ruhlarının yolcu edildiğini anlattım. Umursamadı. "Devam ederim," dedi. Kızıl böyle küstahlığı not eder. Silvar'la yeniden buluştuk. Ortağız dedik. Gece yarısı malikaneye saldıracağız. İçeride sekiz on silahlı muhafız olabilir, dördünü saydık. Sayı makul. Hatları çizip, çıkışları belirlemek kaldı. Evvela geri çekilme planını yapmak lazım. Leydim sen bizi gecenin şerrinden koru.
Oyun henüz başlamadı.
Ama hamle vakti yaklaştı.
Kızıl bilir.
Şah...
#85
Masaüstü Rol Yapma Oyunları / Unutulmuş Servetin Bedeli (FR ...
Son İleti Gönderen Ruhi - 19 Aralık 2025, 17:102025 Aralık'ta başladığımız hikayenin oyun içi notları
#86
Ligler & Kumpanyalar / Kuzey Afrika Tunus Seferleri -...
Son İleti Gönderen Ruhi - 28 Kasım 2025, 09:56FoW Tunis Seferi - III & Kasserine Geçidi Muharebeleri Şubat 1943
5. Campaign Finali – "Thala Düşer"
Gün doğarken İngiliz ve Amerikan topçusu vadi girişini bir kez daha ateşe boğdu. Müttefik tankları ve piyadeleri ileri atıldı; ancak Axis hattı düşmedi.
10. Panzerdivision'un geriye kalan tankları, Centauro'nun yarı çalışır durumdaki zırhlılarıyla birlikte cephenin merkezine yüklenmeye devam etti. Motorları neredeyse boş depoyla çalışsa da, devam ettiler.
Müttefikler ardı ardına kayıplar verseler de, savunmalarını tamamen çözülmeden geri çekilmeyi başardılar. Fakat günün sonunda vadi artık Axis'in kontrolüne geçmişti.
Bu hattan, Tunus'un güneybatısından yapılacak bir başka Müttefik taarruzu zaman alacaktı; şimdi Axis için kuzey Tunus'ta yeniden saldırı hazırlığı yapma ve Operation Torch sonrasında sahile tutunan güçleri geri sürme fırsatı doğmuştu.
Tarihsel Karşılaştırma ve Campaign Sonucu
Tarihsel olarak Kasserine Geçici Muharebeleri özellikle Amerikan güçlerinin hazırsızlıklarını ve tecrübesizliklerini tam anlamıyla gözler önüne sürmüştür. Almanlara karşı durabileceği tahmin edilen Amerikan güçleri çok da direnç gösteremeden büyük kayıplar vermiştir. Amerikan birlikleri sürekli geri çekilip, Kasserine ve Thala'da İngiliz topçuları ve az sayıda da olan Özgür Fransız güçleri desteği olmasa tamamen yok olma tehlikesiyle karşılaşmıştır. Rommel liderliğindeki güçler ikmalde zorlanınca Müttefiklere yeterince kayıp verdiklerine karar verip, kırılma olmayacağına kanaat getirip, geri çekilmeyi tercih etmişlerdir.
Bizim campaign'de genel olarak benzer bir durum yaşadık. İlk oyunlar (1 ve 2.maçlar) tam tarihi olarak Amerikan güçlerinin kayıplar vererek geri çekilmesiyle geçti. Kasserine tarafındaki saldırı (Bizim 3.maç) Ally tarafından durdurulabildi. Tarihsel olarak böyle olmamıştır. Ancak Thala tarafındaki saldırı(4.maç) ise tam tersi , Ally tarafından durdurulmuştur. Tarihte Geçidin arkasına geçmekteki çapası son bir Ally counter-attack'ı ile durdurulmuştur. Bizim maçta böyle olmadı. Thala'daki Counter-Attack(5.Maç) başarısız oldu.
Tarihin aksine Axis saldırısı son nefesinde Geçidi kontrol altında tutmayı başardı. Bu nedenle Campaign'in bu ayağını Axis güçleri kazandı. Tebrikler @levent @ismail
Sonuç olarak, Axis zaferiyle Kasserine Geçidi Muharebeleri sonuçlandı. Kolleksiyonlarımızda olsa Özgür Fransız güçlerini kullanmak isterdim, ama umalım gelecekte. Bir de bu adım da dahil sonrakileri hep Forum'da yazmak istiyorum ki kaybolmasın belki tekrar oynamak isteriz.
Katılan arkadaşlara çok teşekkürler ve ellerinize sağlık. Şubat sonu-Mart başı Kuzey Tunus Axis saldırıları (Operation Ochsenkopf) oyunlarında Tunus Campaign'i devam edecek.
Tarihsel Okuma:
Kasserine Geçidi Muharebeleri Amerikalıların savaşta ilk büyük kara mağlubiyeti olduğu için çok sayıda kaynak bulunmakta. Wiki linkini bırakıp gidiyorum: https://en.wikipedia.org/wiki/Battle_of_Kasserine_Pass
İlk Defa Foruma Atıldığından bu kısımda oynanan senaryolar şunlardı:
1. Fighting Withdrawl
2. Fighting Withdrawl
3. Hold the Line
4. Hasty Attack
5. Counter Attack
5. Campaign Finali – "Thala Düşer"
Gün doğarken İngiliz ve Amerikan topçusu vadi girişini bir kez daha ateşe boğdu. Müttefik tankları ve piyadeleri ileri atıldı; ancak Axis hattı düşmedi.
10. Panzerdivision'un geriye kalan tankları, Centauro'nun yarı çalışır durumdaki zırhlılarıyla birlikte cephenin merkezine yüklenmeye devam etti. Motorları neredeyse boş depoyla çalışsa da, devam ettiler.
Müttefikler ardı ardına kayıplar verseler de, savunmalarını tamamen çözülmeden geri çekilmeyi başardılar. Fakat günün sonunda vadi artık Axis'in kontrolüne geçmişti.
Bu hattan, Tunus'un güneybatısından yapılacak bir başka Müttefik taarruzu zaman alacaktı; şimdi Axis için kuzey Tunus'ta yeniden saldırı hazırlığı yapma ve Operation Torch sonrasında sahile tutunan güçleri geri sürme fırsatı doğmuştu.
Tarihsel Karşılaştırma ve Campaign Sonucu
Tarihsel olarak Kasserine Geçici Muharebeleri özellikle Amerikan güçlerinin hazırsızlıklarını ve tecrübesizliklerini tam anlamıyla gözler önüne sürmüştür. Almanlara karşı durabileceği tahmin edilen Amerikan güçleri çok da direnç gösteremeden büyük kayıplar vermiştir. Amerikan birlikleri sürekli geri çekilip, Kasserine ve Thala'da İngiliz topçuları ve az sayıda da olan Özgür Fransız güçleri desteği olmasa tamamen yok olma tehlikesiyle karşılaşmıştır. Rommel liderliğindeki güçler ikmalde zorlanınca Müttefiklere yeterince kayıp verdiklerine karar verip, kırılma olmayacağına kanaat getirip, geri çekilmeyi tercih etmişlerdir.
Bizim campaign'de genel olarak benzer bir durum yaşadık. İlk oyunlar (1 ve 2.maçlar) tam tarihi olarak Amerikan güçlerinin kayıplar vererek geri çekilmesiyle geçti. Kasserine tarafındaki saldırı (Bizim 3.maç) Ally tarafından durdurulabildi. Tarihsel olarak böyle olmamıştır. Ancak Thala tarafındaki saldırı(4.maç) ise tam tersi , Ally tarafından durdurulmuştur. Tarihte Geçidin arkasına geçmekteki çapası son bir Ally counter-attack'ı ile durdurulmuştur. Bizim maçta böyle olmadı. Thala'daki Counter-Attack(5.Maç) başarısız oldu.
Tarihin aksine Axis saldırısı son nefesinde Geçidi kontrol altında tutmayı başardı. Bu nedenle Campaign'in bu ayağını Axis güçleri kazandı. Tebrikler @levent @ismail
Sonuç olarak, Axis zaferiyle Kasserine Geçidi Muharebeleri sonuçlandı. Kolleksiyonlarımızda olsa Özgür Fransız güçlerini kullanmak isterdim, ama umalım gelecekte. Bir de bu adım da dahil sonrakileri hep Forum'da yazmak istiyorum ki kaybolmasın belki tekrar oynamak isteriz.
Katılan arkadaşlara çok teşekkürler ve ellerinize sağlık. Şubat sonu-Mart başı Kuzey Tunus Axis saldırıları (Operation Ochsenkopf) oyunlarında Tunus Campaign'i devam edecek.
Tarihsel Okuma:
Kasserine Geçidi Muharebeleri Amerikalıların savaşta ilk büyük kara mağlubiyeti olduğu için çok sayıda kaynak bulunmakta. Wiki linkini bırakıp gidiyorum: https://en.wikipedia.org/wiki/Battle_of_Kasserine_Pass
İlk Defa Foruma Atıldığından bu kısımda oynanan senaryolar şunlardı:
1. Fighting Withdrawl
2. Fighting Withdrawl
3. Hold the Line
4. Hasty Attack
5. Counter Attack
#87
İstatistikler / Ynt: Kasım 2025
Son İleti Gönderen EfecanRdm - 24 Kasım 2025, 10:23Tarih: 22 Kasım 2025
1780 pts - Mid War Sonbahar Turnuvası - 2. Tur
Attacker: Alman Heavy Panzer - İsmail
Defender: US Airborne - Efecan
Senaryo: Hold the Line
Objectiveleri sağlam tutmak için iki Rifle Platoon'ımı bir hat gibi dizip tamamen kazdırdım. Savunma planım netti: Alman assault'ını karşılamak ve kritik anda tepki verebilmek. Ayrıca ambush'a sakladığım M10'larım vardı; onları doğru anda açacağımı bilmek bana ekstra güven verdi. İsmail sağ kanadımdan motorize recon ve piyade ile tepeye çıktı. Atış üstünlüğü ondaydı ama karşılık bulamadı; 105mm toplarım ve hava desteğimle sağ kanadı sürekli baskı altında tuttum. Turn 4'e geldiğimizde büyük assault hala gelmemişti ama sağ kanadı belirgin şekilde temizlemiş durumdaydım. Bu süreçte asıl baskı sol kanattan geliyordu. İsmail'in Tigerları sol hattıma yüklenip Rifle Platoon'ımı pin down etmeye çalıştı, fakat kazılmış mevzilerdeki paraşütçülerim bu baskıyı yedi ama çökmeye yanaşmadı, şanlarına yakışır bir biçimde hiçbir şekilde pin olmadılar. Tigerların baskısı sonuç vermeyince İsmail bir anda sol kanattan assault'a kalktı. Tam o anda sahneye US Airborne'un şanlı ve deneyimli bazukacıları çıktı ve tam 3 Tiger'ı da imha etmeyi başardı. Bu ağır kayıp sonrası Alman komutan geri çekilme kararı aldı.
Tarih: 22 Kasım 2025
1780 pts - Mid War Sonbahar Turnuvası - 3. Tur
Attacker: British Commando - Yakup
Defender: US Airborne - Efecan
Senaryo: Hasty Attack
Final Maçı.
Sahaya 2 Rifle Platoon, 1 Armoured Recon Platoon ve immediate ambush'a sakladığım M10 birliğiyle çıktım. Sağ kanada bir Rifle Platoon yerleştirdim, rakibin objective'i sol tarafta olduğu için tüm baskı gücümü Rifle, Recon ve M10'un pususunu sola yığdım. Rifle MG Platoon ım mevzilere kazıldı, gece sessizliği çöktü. Gece ilerlerken Recon ekibim sol hatta sızmaya çalıştı ancak İngilizlerin ani saldırısıyla ağır kayıp verip 3. turun başında tamamen yok oldu. Ardından Churchill tankları ve komando birlikleri sol kanattan hızla ilerleyerek Armoured Recon ekibimin yanından geçip doğrudan Rifle Platoon'ıma yüklenmeye başladılar. Karanlıkta sadece bağırışlar ve ağır silah sesleri duyuluyor, sol hat ciddi baskı altına giriyordu. Bu kaos içinde sağ kanattaki Rifle Platoon ani bir kararla objective'i bırakıp İngiliz objective'ine doğru double move ile koştu. Hem İngilizleri şaşırtmak hem de sol hatta nefes aldırmak istiyorlardı. Sağdan ilerlerken binaların içindeki İngiliz pusularıyla yakın muharebeye girdiler ve bir komando birliğini tamamen yok etmeyi başardılar. İngiliz hatları karıştı, bölge tam bir cehenneme döndü. Güneş doğmaya başlarken rezervden gelen 105mm toplar da oyuna dahil oldu fakat karşılarında Churchill tankları olduğu için etkileri sınırlı kaldı. Bu sırada İngilizler sol bölgeden assault'a kalktı. Paraşütçülerim kahramanca direnmesine rağmen platoon'ım ağır kayıp almaya başladı. Aynı anda arka taraftaki birliğimle ben de assault'a kalktım ancak bu hamle benim için sonun başlangıcı oldu. Binalara saklanmış İngiliz pusuları karşısında paraşütçülerim çöktü ve tamamen öldü. Sol kanatta İngiliz piyadeleri çoktan objective'e girmişti. Bu süreçte M10 birliğimi ve reserveden gelen Armoured Recon takımımı da imha etmişlerdi. Aynı anda sağ taraftaki boş objective'e ilerleyen İngiliz komando ekiplerinin haberi gelince rezervden AA/Artillery Platoon tam ortadan ilerleyerek oraya yetişmeye çalıştı. Ancak İngilizler her yerden geliyorlardı tam ortadan tepenin üstünden yoğun ateşle AA ekibimi yordular. AA/Artillery Platoon üzerlerine gelen komando birliğini tamamen yok etmeyi başarsa da artık koşacak güçleri kalmamıştı. Yukarıdan çağırdığım hava desteği ise hedefi tutturamayarak moralimizi daha da düşürdü. Artık hem sol objective düşmek üzereydi hem de sağdan İngiliz rezervleri yetişiyordu. Paraşütçülerim iki cephede de direnmiş, karşı saldırılar yapmıştı ama İngiliz taarruzunu durdurmak mümkün olmadı. Daha fazla kayıp vermemek adına ordumu geri çekme kararı aldım.
Sonuç: İngilizler koordineli baskıyla oyunu kazandı. Paraşütçüler ise hem sol hattı tutarak hem de İngiliz objective'ine sızmaya çalışarak büyük bir direnç gösterdi fakat finalde üstün taarruzu kırmayı başaramadılar. Yaklaşık 2 saat süren maçın ardından Yakup abi 1. oldu, ben ise ilk turnuvamda 2.'liği garantilemiş oldum. Turnuvaya katılan herkese teşekkür ederim.
1780 pts - Mid War Sonbahar Turnuvası - 2. Tur
Attacker: Alman Heavy Panzer - İsmail
Defender: US Airborne - Efecan
Senaryo: Hold the Line
Objectiveleri sağlam tutmak için iki Rifle Platoon'ımı bir hat gibi dizip tamamen kazdırdım. Savunma planım netti: Alman assault'ını karşılamak ve kritik anda tepki verebilmek. Ayrıca ambush'a sakladığım M10'larım vardı; onları doğru anda açacağımı bilmek bana ekstra güven verdi. İsmail sağ kanadımdan motorize recon ve piyade ile tepeye çıktı. Atış üstünlüğü ondaydı ama karşılık bulamadı; 105mm toplarım ve hava desteğimle sağ kanadı sürekli baskı altında tuttum. Turn 4'e geldiğimizde büyük assault hala gelmemişti ama sağ kanadı belirgin şekilde temizlemiş durumdaydım. Bu süreçte asıl baskı sol kanattan geliyordu. İsmail'in Tigerları sol hattıma yüklenip Rifle Platoon'ımı pin down etmeye çalıştı, fakat kazılmış mevzilerdeki paraşütçülerim bu baskıyı yedi ama çökmeye yanaşmadı, şanlarına yakışır bir biçimde hiçbir şekilde pin olmadılar. Tigerların baskısı sonuç vermeyince İsmail bir anda sol kanattan assault'a kalktı. Tam o anda sahneye US Airborne'un şanlı ve deneyimli bazukacıları çıktı ve tam 3 Tiger'ı da imha etmeyi başardı. Bu ağır kayıp sonrası Alman komutan geri çekilme kararı aldı.
Tarih: 22 Kasım 2025
1780 pts - Mid War Sonbahar Turnuvası - 3. Tur
Attacker: British Commando - Yakup
Defender: US Airborne - Efecan
Senaryo: Hasty Attack
Final Maçı.
Sahaya 2 Rifle Platoon, 1 Armoured Recon Platoon ve immediate ambush'a sakladığım M10 birliğiyle çıktım. Sağ kanada bir Rifle Platoon yerleştirdim, rakibin objective'i sol tarafta olduğu için tüm baskı gücümü Rifle, Recon ve M10'un pususunu sola yığdım. Rifle MG Platoon ım mevzilere kazıldı, gece sessizliği çöktü. Gece ilerlerken Recon ekibim sol hatta sızmaya çalıştı ancak İngilizlerin ani saldırısıyla ağır kayıp verip 3. turun başında tamamen yok oldu. Ardından Churchill tankları ve komando birlikleri sol kanattan hızla ilerleyerek Armoured Recon ekibimin yanından geçip doğrudan Rifle Platoon'ıma yüklenmeye başladılar. Karanlıkta sadece bağırışlar ve ağır silah sesleri duyuluyor, sol hat ciddi baskı altına giriyordu. Bu kaos içinde sağ kanattaki Rifle Platoon ani bir kararla objective'i bırakıp İngiliz objective'ine doğru double move ile koştu. Hem İngilizleri şaşırtmak hem de sol hatta nefes aldırmak istiyorlardı. Sağdan ilerlerken binaların içindeki İngiliz pusularıyla yakın muharebeye girdiler ve bir komando birliğini tamamen yok etmeyi başardılar. İngiliz hatları karıştı, bölge tam bir cehenneme döndü. Güneş doğmaya başlarken rezervden gelen 105mm toplar da oyuna dahil oldu fakat karşılarında Churchill tankları olduğu için etkileri sınırlı kaldı. Bu sırada İngilizler sol bölgeden assault'a kalktı. Paraşütçülerim kahramanca direnmesine rağmen platoon'ım ağır kayıp almaya başladı. Aynı anda arka taraftaki birliğimle ben de assault'a kalktım ancak bu hamle benim için sonun başlangıcı oldu. Binalara saklanmış İngiliz pusuları karşısında paraşütçülerim çöktü ve tamamen öldü. Sol kanatta İngiliz piyadeleri çoktan objective'e girmişti. Bu süreçte M10 birliğimi ve reserveden gelen Armoured Recon takımımı da imha etmişlerdi. Aynı anda sağ taraftaki boş objective'e ilerleyen İngiliz komando ekiplerinin haberi gelince rezervden AA/Artillery Platoon tam ortadan ilerleyerek oraya yetişmeye çalıştı. Ancak İngilizler her yerden geliyorlardı tam ortadan tepenin üstünden yoğun ateşle AA ekibimi yordular. AA/Artillery Platoon üzerlerine gelen komando birliğini tamamen yok etmeyi başarsa da artık koşacak güçleri kalmamıştı. Yukarıdan çağırdığım hava desteği ise hedefi tutturamayarak moralimizi daha da düşürdü. Artık hem sol objective düşmek üzereydi hem de sağdan İngiliz rezervleri yetişiyordu. Paraşütçülerim iki cephede de direnmiş, karşı saldırılar yapmıştı ama İngiliz taarruzunu durdurmak mümkün olmadı. Daha fazla kayıp vermemek adına ordumu geri çekme kararı aldım.
Sonuç: İngilizler koordineli baskıyla oyunu kazandı. Paraşütçüler ise hem sol hattı tutarak hem de İngiliz objective'ine sızmaya çalışarak büyük bir direnç gösterdi fakat finalde üstün taarruzu kırmayı başaramadılar. Yaklaşık 2 saat süren maçın ardından Yakup abi 1. oldu, ben ise ilk turnuvamda 2.'liği garantilemiş oldum. Turnuvaya katılan herkese teşekkür ederim.
#88
İstatistikler / Kasım 2025
Son İleti Gönderen Ruhi - 23 Kasım 2025, 00:07Tarih: 22 Kasım 2025
1780 pts - Mid War Sonbahar Turnuvası - 1. Tur
Attacker: US Airborne - Efecan
Defender:US Tank - Ruhi
Senaryo:Free For All
Efecan çok geniş yerleşmişti. Sağ kanadına da sol kanadına da birer paraşütçü birliği yerleştirmişti. Masa ortasında ise 105mm topları ve Anti-Tankları vardı. Ben daha çok kendi sağ kanadıma yerleştim. Shermanlarım, Zırhlı piyade birliğim ve Stuartlarım hepsi sağ kanada saldırı için oradaydı. Henüz 2.2'de topyekun sağ kanat saldırısı yaptım. Saldırı fena gitmiyordu. Özellikle 3.2'de Efecan'ın Anti tanklarını da aldım, ama bu sırada saldırıya destek vermek için tüm Shermanlarımı o kanada çektiğimden reservimde bir şey kalmamıştı. Beklemediğim bir beceri ve cesaretle Efecan, benim sağ kanadıma bayağı double move ile koşmaya başladı. Durdurmaya çalışsam da o kanada tanklarım yetişemedi o kanadı o zamana kadar tutan mortar grubum da, recon da ezildi. Sağ kanat saldırım bir tur falan daha olsa başarılı olacaktı ama doğru saldırı ile Efecan maçı kazandı.
Tarih: 22 Kasım 2025
1780 pts - Mid War Sonbahar Turnuvası - 2. Tur
Attacker: US Tank - Ruhi
Defender: British Avustralian Infantry - Cantürk
Senaryo: Hold the Line
Cantürk yerleştikten sonra objektiflerden bir tanesini bayağı hafif koruduğunu, sadece bir piyade birliği ile tuttuğunu görünce direkt ilk turdan saldıraya başladım. 1.1'de Stuatlarda düşman hatlara ulaştı ve bir yokladılar. Cantürk geri çekildi ve ambush'dan Anti-Tank Deacon'larını çıkarttı. Direkt benim Stuartları patlattılar. Ancak bir sonraki tur, tüm ateş gücümle Deacon'ları patlatmayı başardık. Anti tanklar da gidince bir de Cantürk'ün destek güçleri gelmeyince, shermanlar ve piyadelerimle assault ederek o kanadı temizleyip kazanmış olduk.
Tarih: 22 Kasım 2025
1780 pts - Mid War Sonbahar Turnuvası - 3. Tur
Attacker: US Tank - Ruhi
Defender: Panzerpioneer - Levent
Senaryo: Hasty Attack
Levent sol kanadını korumak için o tarafa iki tane minefield yerleştirmişti. Ben minefieldlarda tank kaybetmek pahasına saldırayım diye düşüdüm. Karşımızdaki 88'likleri ilk tur sisle durdurduk. Büyük şans ile 2. tur bir tanesini uçaklarla bombalayarak patlattık. Bir tanesini de direkt stuartlar aldı. O kanattaki beklenmedik saldırıyı durdurmak için Levent bir elit mühendis piyade birliğini oraya kaydırmaya başlayınca onları da ateş gücümüzle çok zayıflattık. Alman topları da birer birer mortar atışları ve benim topçularla düştü. Bu sırada şunu fark ettim. Hile yapmışım. Peh. Oyuna başlarken senaryo gereği 3 birlik ile başlamam gerekirken 4 birlikle başlamışım. Maalesef bölmeyi ve sayı saymayı bilemdiğimden dolayı hükmen malup oldum. Ama çok keyifli oyundu.
Sonuç: 4. Olduk. Çok güzel bir turnuva oldu. Üç tane yeni arkadaşı masada görmek çok güzeldi. Bir de orduları tam ve birkaç haftaları olmasına rağmen bayağı boyalıydı. Turnuva'da 3 maç olmasına rağmen 18:00'de tamamen bitmişti. Tüm arkadaşlara bir sürü teşekkürler. Isınıp bir sonraki turnuvayı almak için çalışmalara başladık.
1780 pts - Mid War Sonbahar Turnuvası - 1. Tur
Attacker: US Airborne - Efecan
Defender:US Tank - Ruhi
Senaryo:Free For All
Efecan çok geniş yerleşmişti. Sağ kanadına da sol kanadına da birer paraşütçü birliği yerleştirmişti. Masa ortasında ise 105mm topları ve Anti-Tankları vardı. Ben daha çok kendi sağ kanadıma yerleştim. Shermanlarım, Zırhlı piyade birliğim ve Stuartlarım hepsi sağ kanada saldırı için oradaydı. Henüz 2.2'de topyekun sağ kanat saldırısı yaptım. Saldırı fena gitmiyordu. Özellikle 3.2'de Efecan'ın Anti tanklarını da aldım, ama bu sırada saldırıya destek vermek için tüm Shermanlarımı o kanada çektiğimden reservimde bir şey kalmamıştı. Beklemediğim bir beceri ve cesaretle Efecan, benim sağ kanadıma bayağı double move ile koşmaya başladı. Durdurmaya çalışsam da o kanada tanklarım yetişemedi o kanadı o zamana kadar tutan mortar grubum da, recon da ezildi. Sağ kanat saldırım bir tur falan daha olsa başarılı olacaktı ama doğru saldırı ile Efecan maçı kazandı.
Tarih: 22 Kasım 2025
1780 pts - Mid War Sonbahar Turnuvası - 2. Tur
Attacker: US Tank - Ruhi
Defender: British Avustralian Infantry - Cantürk
Senaryo: Hold the Line
Cantürk yerleştikten sonra objektiflerden bir tanesini bayağı hafif koruduğunu, sadece bir piyade birliği ile tuttuğunu görünce direkt ilk turdan saldıraya başladım. 1.1'de Stuatlarda düşman hatlara ulaştı ve bir yokladılar. Cantürk geri çekildi ve ambush'dan Anti-Tank Deacon'larını çıkarttı. Direkt benim Stuartları patlattılar. Ancak bir sonraki tur, tüm ateş gücümle Deacon'ları patlatmayı başardık. Anti tanklar da gidince bir de Cantürk'ün destek güçleri gelmeyince, shermanlar ve piyadelerimle assault ederek o kanadı temizleyip kazanmış olduk.
Tarih: 22 Kasım 2025
1780 pts - Mid War Sonbahar Turnuvası - 3. Tur
Attacker: US Tank - Ruhi
Defender: Panzerpioneer - Levent
Senaryo: Hasty Attack
Levent sol kanadını korumak için o tarafa iki tane minefield yerleştirmişti. Ben minefieldlarda tank kaybetmek pahasına saldırayım diye düşüdüm. Karşımızdaki 88'likleri ilk tur sisle durdurduk. Büyük şans ile 2. tur bir tanesini uçaklarla bombalayarak patlattık. Bir tanesini de direkt stuartlar aldı. O kanattaki beklenmedik saldırıyı durdurmak için Levent bir elit mühendis piyade birliğini oraya kaydırmaya başlayınca onları da ateş gücümüzle çok zayıflattık. Alman topları da birer birer mortar atışları ve benim topçularla düştü. Bu sırada şunu fark ettim. Hile yapmışım. Peh. Oyuna başlarken senaryo gereği 3 birlik ile başlamam gerekirken 4 birlikle başlamışım. Maalesef bölmeyi ve sayı saymayı bilemdiğimden dolayı hükmen malup oldum. Ama çok keyifli oyundu.
Sonuç: 4. Olduk. Çok güzel bir turnuva oldu. Üç tane yeni arkadaşı masada görmek çok güzeldi. Bir de orduları tam ve birkaç haftaları olmasına rağmen bayağı boyalıydı. Turnuva'da 3 maç olmasına rağmen 18:00'de tamamen bitmişti. Tüm arkadaşlara bir sürü teşekkürler. Isınıp bir sonraki turnuvayı almak için çalışmalara başladık.
#89
WHFB İstatistikleri / Kasım 2025
Son İleti Gönderen Nurhak - 20 Kasım 2025, 12:1119.10.2025
Dark Elves(Nurhak) vs Brettonia(Ruhi)
2000pts – Friendly Meydan Muharebesi
Dark Elf Victory
Kuruluşlar: TOW kuralları gereği masanın ortasını boş bırakacak şekilde terrain yerleştirdik. İki tarafta da birer tepe, sağ ve sol tarafta birer orman ve tek tarafta bir kule olacak şekilde masa yerleşimini bitirdik.
Yerleşimler: Bretton tarafı, ruhi abinin turnuvada da kullandığı dizilimle geldi. Soldan sağa; tepenin üzerinde 11 tane peasant bowmen, 25 men at arms, onların arkasında birinci trebüşe, yanında 5 adet mounted yeoman, içinde damsel ve paladin bulunan 10 kişilik ilk Knight of the realm ünitesi, ikinci trebüşe, 10 kişilik ikinci Knight of the realm ünitesi, 3 pegasus Knight, Hipogrifli dük ve en sağda 6 tane Knight errant koyarak dizilimini tamamladı.
Dark elfler olarak bu oyun farklı bir dizilim denedim ve sıfır büyücü ile masaya çıktım. Renegade kurallarını denemek için bu edisyon ilk defa har ganeth executioner ünitesi aldım. Soldan sağa biz şu şekilde kurulduk; 5 dark rider, 5 dark rider, 21 kişilik black guard, tepede iki adet 14'lü repeater crossbowmen, tepenin iki yanına birer adet reaper bolt thrower, 18 kişilik executioner bloğu, 6 kişilik cold one knights ve en sağda ejderli dreadlord ile kurulumu tamamladık.
1-1
Breton tarafı leydiye dua ettiği için oyuna dark elfler olarak biz başladık. İlk tur çok fazla hareket etmedik. Amacımız atlar bize çarpmadan yumuşatmak olduğundan sadece menzilli birlikleri range'e sokacak kadar ilerledik. Bu tur cold one'lar stupid olmadı ve minimal şekilde ileri gitti. Sağ kanatta ejder lord ise dikkat çekmek için biraz öne çıktı.
Shooting fazında 1 men-at-arms ve herolu Knight of the realm ünitesinden 2 model öldürmeyi başardık ve turu breton tarafına verdik.
1-2
Ruhi shooting ile erimek istemediğinden bütün hızlı üniteleriyle sonraki tur charge etmek için ileriye march etti. Sağ kanatta ejder lordu karşılamak için ise duke öne çıktı. Bu tur ruhi pek büyü yapamadı ve shootingde bir adet dark rider öldürmeyi başardı. Genel olarak pek anlamlı bir büyü fazı olmadı.
2-1
Ruhi bu kadar öne gelince, o charge etmeden ben charge etmek istedim ancak cold one Knight ünitemin bu tur stupid olmaya karar vermesi işleri biraz zora soktu. Yine de ejder lord ile duke'e charge etmeye karar verdim, o da tabii ki counter charge dedi ve düellomuz başlamış oldu.
Charge haricinde movement fazında executioner bloğumu öne aldım ve iki modeli kalkmış olan Knight of the realmlerin önüne march ettim. Dark riderlar ile peasant bowmenlerin yanına yaklaştım. Black guard aksiyondan uzak kaldığından onları da sağ kanada destek için march etmeye başladım.
Shooting fazında yine aynı Knight of the realm'lere konsantre atış yapmaya devam ettim ve 3 model daha kaldırdım. Close combatta şansıma duke hiç monster slayer atamadı ve wound veremedi, ben iki wound vererek kombatı kazandım ve give ground ettirerek ejderimi Knight errantların flank charge'ından kurtarmış oldum
2-2
Breton tarafı için kritik charge'ların olduğu bir taraftı. Pegasus knight'lar ile ejdere flank charge edildi. Hala stupid olan cold one Knightlarıma daha sıyrık almamış Knight of the realmler ile charge etti. Bunun haricinde bir charge görmedik. Movement fazında biraz erimiş olan Knight of the realm ünitesi executionerlerin önünden çekilde ve yeomanlar kendilerini executioner bloğunun önüne attı. Men at arms biraz ile geldi ve Knight errantlar yüzlerini ejdere döndü.
Shooting fazında bowmen'ler bir dark rider daha öldürdü ve trebüşeler hedeflerini vuramadılar. Yine pek bir büyü yapılmadı.
Close combatta ruhi kötü zarlar sonucu sadece iki tane cold one kaldırdı ben ise karşılığında 1 ya da 2 adet Knight of the realm kaldırdım ve combatı 4 ile kaybettim ancak leadershipi tutturup give ground ettik. Yandan gelen pegasusları görünce ejderlord challenge dedi ve duke ile savaşmaya devam ettik. Bu tur yine wound yemedik ve 2 wound daha verdik. Şansıma duke yine monster slayer atamadı. Duke ve pegasuslar give ground edince yerimizde durduk ve diğer tur charge için hazırlandık.
3-1
Bu tur 2 dark rider ünitemle peasant bowmenlere charge ettik. Stand and shootta sadece dark riderlardan biri tek modele düştü. Executionerler ile yeomanlara charge ettim. Movement fazında sadece black guardlar men-at-arms'a doğru yürümeye devam ettiler. Bu tur yine konsantre shooting ile zaten yumuşattığımız Knight of the realm ünitesinden geriye sadece prophetess ve paladin kaldı. Close combatta ejderlord duke'a bir wound verebildi ancak bu tur duke sonunda monster slayer atabildi fakat ejder lordu 4+ ward save'ini tutturmayı başardı. Dark riderlar bowmenleri kırdı ve tek başına kalan dark rider masa dışına kadar kovaladı. Executionerler yeomanlara 3 wound verdi ve bir wound yedi. 1-1 atıp yerinde duran yeomanlar combata devam ettiler. Ortada lance kalmayınca cold one knighlar ve Knight of the realm combata devam etti ancak iki tarafta wound veremedi. Rank farkından kırıldık ama yine de give ground ettik.
3-2
Bu tur Pegasus knightlar reapeater crossbowlara charge dediler ancak failed charge oldu ve stand and shoottan bir wound yediler. Knight errantlar impetous tutturamayıp ejderlorda charge dediler. Shootingde trebüşeler 3 dark rider kaldırmayı başardı. Close combatta ejderlord duke'ü kesince ruhi abiyle el sıkıştık ve oyunu noktaladık.
Sonuç ve Değerlendirme: İşlerin bizim için bu kadar iyi gitmemesi gerekiyordu diye düşünüyorum. Ruhi'nin ap-2 ataklara no armor savemiş gibi armor atması ve benim genel olarak iyi zarlarım sonucunda galibiyet kazanmış olduk. Kendi tarafımda büyücünün eksikliğini hissetmemiş olsam da ruhi abi biraz daha iyi büyü yapsaydı fikrim değişebilirdi sanırım.
Kendi kompozisyonum açısından memnunum, alışık olmadığım şekilde dark elfi shooting ordusu gibi oynadım (yanlış olmasın her tur ok atmaya 78 tane d6 attım). Başka ordulara karşı da deneme yaptığımda ancak bilebilirim ama elimde güzel bir liste olduğuna inanıyorum.
MaNoM: Bence repeater crossbowmenler maçın adamı. Tek başlarına koca ünite Knight of the realmi eritmeyi başardılar.
MaLoM: Daha ikinci turdan stupid olup, kendi charge edecekken Knight of the realmden ağzına charge yiyen cold one knights.
Dark Elves(Nurhak) vs Brettonia(Ruhi)
2000pts – Friendly Meydan Muharebesi
Dark Elf Victory
Kuruluşlar: TOW kuralları gereği masanın ortasını boş bırakacak şekilde terrain yerleştirdik. İki tarafta da birer tepe, sağ ve sol tarafta birer orman ve tek tarafta bir kule olacak şekilde masa yerleşimini bitirdik.
Yerleşimler: Bretton tarafı, ruhi abinin turnuvada da kullandığı dizilimle geldi. Soldan sağa; tepenin üzerinde 11 tane peasant bowmen, 25 men at arms, onların arkasında birinci trebüşe, yanında 5 adet mounted yeoman, içinde damsel ve paladin bulunan 10 kişilik ilk Knight of the realm ünitesi, ikinci trebüşe, 10 kişilik ikinci Knight of the realm ünitesi, 3 pegasus Knight, Hipogrifli dük ve en sağda 6 tane Knight errant koyarak dizilimini tamamladı.
Dark elfler olarak bu oyun farklı bir dizilim denedim ve sıfır büyücü ile masaya çıktım. Renegade kurallarını denemek için bu edisyon ilk defa har ganeth executioner ünitesi aldım. Soldan sağa biz şu şekilde kurulduk; 5 dark rider, 5 dark rider, 21 kişilik black guard, tepede iki adet 14'lü repeater crossbowmen, tepenin iki yanına birer adet reaper bolt thrower, 18 kişilik executioner bloğu, 6 kişilik cold one knights ve en sağda ejderli dreadlord ile kurulumu tamamladık.
1-1
Breton tarafı leydiye dua ettiği için oyuna dark elfler olarak biz başladık. İlk tur çok fazla hareket etmedik. Amacımız atlar bize çarpmadan yumuşatmak olduğundan sadece menzilli birlikleri range'e sokacak kadar ilerledik. Bu tur cold one'lar stupid olmadı ve minimal şekilde ileri gitti. Sağ kanatta ejder lord ise dikkat çekmek için biraz öne çıktı.
Shooting fazında 1 men-at-arms ve herolu Knight of the realm ünitesinden 2 model öldürmeyi başardık ve turu breton tarafına verdik.
1-2
Ruhi shooting ile erimek istemediğinden bütün hızlı üniteleriyle sonraki tur charge etmek için ileriye march etti. Sağ kanatta ejder lordu karşılamak için ise duke öne çıktı. Bu tur ruhi pek büyü yapamadı ve shootingde bir adet dark rider öldürmeyi başardı. Genel olarak pek anlamlı bir büyü fazı olmadı.
2-1
Ruhi bu kadar öne gelince, o charge etmeden ben charge etmek istedim ancak cold one Knight ünitemin bu tur stupid olmaya karar vermesi işleri biraz zora soktu. Yine de ejder lord ile duke'e charge etmeye karar verdim, o da tabii ki counter charge dedi ve düellomuz başlamış oldu.
Charge haricinde movement fazında executioner bloğumu öne aldım ve iki modeli kalkmış olan Knight of the realmlerin önüne march ettim. Dark riderlar ile peasant bowmenlerin yanına yaklaştım. Black guard aksiyondan uzak kaldığından onları da sağ kanada destek için march etmeye başladım.
Shooting fazında yine aynı Knight of the realm'lere konsantre atış yapmaya devam ettim ve 3 model daha kaldırdım. Close combatta şansıma duke hiç monster slayer atamadı ve wound veremedi, ben iki wound vererek kombatı kazandım ve give ground ettirerek ejderimi Knight errantların flank charge'ından kurtarmış oldum
2-2
Breton tarafı için kritik charge'ların olduğu bir taraftı. Pegasus knight'lar ile ejdere flank charge edildi. Hala stupid olan cold one Knightlarıma daha sıyrık almamış Knight of the realmler ile charge etti. Bunun haricinde bir charge görmedik. Movement fazında biraz erimiş olan Knight of the realm ünitesi executionerlerin önünden çekilde ve yeomanlar kendilerini executioner bloğunun önüne attı. Men at arms biraz ile geldi ve Knight errantlar yüzlerini ejdere döndü.
Shooting fazında bowmen'ler bir dark rider daha öldürdü ve trebüşeler hedeflerini vuramadılar. Yine pek bir büyü yapılmadı.
Close combatta ruhi kötü zarlar sonucu sadece iki tane cold one kaldırdı ben ise karşılığında 1 ya da 2 adet Knight of the realm kaldırdım ve combatı 4 ile kaybettim ancak leadershipi tutturup give ground ettik. Yandan gelen pegasusları görünce ejderlord challenge dedi ve duke ile savaşmaya devam ettik. Bu tur yine wound yemedik ve 2 wound daha verdik. Şansıma duke yine monster slayer atamadı. Duke ve pegasuslar give ground edince yerimizde durduk ve diğer tur charge için hazırlandık.
3-1
Bu tur 2 dark rider ünitemle peasant bowmenlere charge ettik. Stand and shootta sadece dark riderlardan biri tek modele düştü. Executionerler ile yeomanlara charge ettim. Movement fazında sadece black guardlar men-at-arms'a doğru yürümeye devam ettiler. Bu tur yine konsantre shooting ile zaten yumuşattığımız Knight of the realm ünitesinden geriye sadece prophetess ve paladin kaldı. Close combatta ejderlord duke'a bir wound verebildi ancak bu tur duke sonunda monster slayer atabildi fakat ejder lordu 4+ ward save'ini tutturmayı başardı. Dark riderlar bowmenleri kırdı ve tek başına kalan dark rider masa dışına kadar kovaladı. Executionerler yeomanlara 3 wound verdi ve bir wound yedi. 1-1 atıp yerinde duran yeomanlar combata devam ettiler. Ortada lance kalmayınca cold one knighlar ve Knight of the realm combata devam etti ancak iki tarafta wound veremedi. Rank farkından kırıldık ama yine de give ground ettik.
3-2
Bu tur Pegasus knightlar reapeater crossbowlara charge dediler ancak failed charge oldu ve stand and shoottan bir wound yediler. Knight errantlar impetous tutturamayıp ejderlorda charge dediler. Shootingde trebüşeler 3 dark rider kaldırmayı başardı. Close combatta ejderlord duke'ü kesince ruhi abiyle el sıkıştık ve oyunu noktaladık.
Sonuç ve Değerlendirme: İşlerin bizim için bu kadar iyi gitmemesi gerekiyordu diye düşünüyorum. Ruhi'nin ap-2 ataklara no armor savemiş gibi armor atması ve benim genel olarak iyi zarlarım sonucunda galibiyet kazanmış olduk. Kendi tarafımda büyücünün eksikliğini hissetmemiş olsam da ruhi abi biraz daha iyi büyü yapsaydı fikrim değişebilirdi sanırım.
Kendi kompozisyonum açısından memnunum, alışık olmadığım şekilde dark elfi shooting ordusu gibi oynadım (yanlış olmasın her tur ok atmaya 78 tane d6 attım). Başka ordulara karşı da deneme yaptığımda ancak bilebilirim ama elimde güzel bir liste olduğuna inanıyorum.
MaNoM: Bence repeater crossbowmenler maçın adamı. Tek başlarına koca ünite Knight of the realmi eritmeyi başardılar.
MaLoM: Daha ikinci turdan stupid olup, kendi charge edecekken Knight of the realmden ağzına charge yiyen cold one knights.
#90
Diğer Oyunlar / Ynt: Trench Crusade - Uykulu Ç...
Son İleti Gönderen londrakan - 17 Mart 2025, 12:37İkinci Çatışma - Öfkeli Hücum
Geri çekildikten sonra bekledik. Beklemek, Miskinlik'in doğasında vardı. Ve er ya da geç, savaş yine gelecekti. Ama bu sefer, biz de hazırlıklıydık. Çetemize üç Yoke Fiend katıldı. Miskinlik onları eğitmezdi, ama yönlendirebilirdi. Onları fazla tutmak zor olmazdı—çünkü kan kokusu aldıklarında, zaten bırakmazlardı. Çok geçmeden Öfke'nin birliklerinden birine denk geldik. Biz beklerken, onlar hızla saldırıya geçti. Öfke düşünmezdi. Öfke vururdu.
Left fazla açılmıştı. Avına doğru fazla ilerlemiş, diğerlerinden kopmuştu. Öfke'nin Praetor'u bunu fark etti ve tek bir darbeyle Left'i yere serdi. Avcının aceleciliği, bu sefer ona pahalıya mal olmuştu. Ama saldırının hızı açıklar da bırakıyordu. Öfke sabırsızdı. Vhassus değildii. Vhassus hareket etti. Çoğu zaman hareketsiz duran, bir dağ gibi yerinde bekleyen Vhassus'un hücumu sessiz ve kesin oldu. Öfke'nin Praetor'u bir an önce zafer kazanmak istemişti. O yüzden kendini savunmaya vakti yoktu. Vhassus'un hamlesi onu oyun dışı bıraktı.
Sonra Hell Knight'a yöneldi. Tembelliğin gücü, Öfke'nin gücüne karşıydı. Öfke'nin Şövalyesi kükredi, ağır kılıcını kaldırdı—ama Vhassus, ona düşündüğünden daha erken ulaştı. Zırhlar çarpıştı. Aynı anda Pit Locust ve Lanetli Aziz, Wretched'ların ve Yoke Fiend'lerin içine daldı. Çığlıklar yükseldi. İki Yoke Fiend'i yere serdiler. Kısa ama kanlı bir boğuşma. Ardından Aziz, Sargath'ı göğsünde derin bir göçükle beraber yere serdi. Ama bu sırada Vhassus, Öfke'nin Hell Knight'ını alt etti. Öfke hızlıydı, ama fazla aceleciydi. Sayıları azaldığında, geri çekildiler. Öfke kaçmayı sevmezdi. Ama kazanamayacaklarını fark ettiklerinde, kaybedecek bir şeyleri de kalmazdı.
Ve biz? Biz yine bekliyorduk. Çünkü savaşı en uzun sürdüren kazanır.
Geri çekildikten sonra bekledik. Beklemek, Miskinlik'in doğasında vardı. Ve er ya da geç, savaş yine gelecekti. Ama bu sefer, biz de hazırlıklıydık. Çetemize üç Yoke Fiend katıldı. Miskinlik onları eğitmezdi, ama yönlendirebilirdi. Onları fazla tutmak zor olmazdı—çünkü kan kokusu aldıklarında, zaten bırakmazlardı. Çok geçmeden Öfke'nin birliklerinden birine denk geldik. Biz beklerken, onlar hızla saldırıya geçti. Öfke düşünmezdi. Öfke vururdu.
Left fazla açılmıştı. Avına doğru fazla ilerlemiş, diğerlerinden kopmuştu. Öfke'nin Praetor'u bunu fark etti ve tek bir darbeyle Left'i yere serdi. Avcının aceleciliği, bu sefer ona pahalıya mal olmuştu. Ama saldırının hızı açıklar da bırakıyordu. Öfke sabırsızdı. Vhassus değildii. Vhassus hareket etti. Çoğu zaman hareketsiz duran, bir dağ gibi yerinde bekleyen Vhassus'un hücumu sessiz ve kesin oldu. Öfke'nin Praetor'u bir an önce zafer kazanmak istemişti. O yüzden kendini savunmaya vakti yoktu. Vhassus'un hamlesi onu oyun dışı bıraktı.
Sonra Hell Knight'a yöneldi. Tembelliğin gücü, Öfke'nin gücüne karşıydı. Öfke'nin Şövalyesi kükredi, ağır kılıcını kaldırdı—ama Vhassus, ona düşündüğünden daha erken ulaştı. Zırhlar çarpıştı. Aynı anda Pit Locust ve Lanetli Aziz, Wretched'ların ve Yoke Fiend'lerin içine daldı. Çığlıklar yükseldi. İki Yoke Fiend'i yere serdiler. Kısa ama kanlı bir boğuşma. Ardından Aziz, Sargath'ı göğsünde derin bir göçükle beraber yere serdi. Ama bu sırada Vhassus, Öfke'nin Hell Knight'ını alt etti. Öfke hızlıydı, ama fazla aceleciydi. Sayıları azaldığında, geri çekildiler. Öfke kaçmayı sevmezdi. Ama kazanamayacaklarını fark ettiklerinde, kaybedecek bir şeyleri de kalmazdı.
Ve biz? Biz yine bekliyorduk. Çünkü savaşı en uzun sürdüren kazanır.