Dr. Esker yeni oluşan toplumumuza yönelik bir yazı yazmıştı. 1 haftalık süreçte verilen yaşam savaşının bizleri nasıl güçlendirdiğine ve küllerimizden nasıl doğacağımıza yönelik bu yazı belki de ilk Ankha Manifestosu olarak tarihe geçecekti.REBORN
Hepimiz hayatımızın en zor günlerinden birine uyandık.
Yaşam alanımız bir cepheye dönmüştü.
Savaştığımız düşman, bilinmezliğin bizzat kendisiydi.
Doğduğumuz toprakların Bilgisiyle uyandık
Ama bize savaşma gücünü veren uyandığımız yuvaydı.
Bundan sonra biz Ankhalı'yız
Bize vaat edilen hayatı kendimiz inşa etmeye başladık.
Önce tuttuğumuz nefesi geri aldık.
Yeri gelince tek nefesi iki kişi paylaştık.
Bize ait olanı geri almak için birer birer bütün arızaları onardık.
Zafer,
Bir buçuk ay önce uyanıp
Bilinmezliğin karşısında hattı tutanlarındır.
Zafer,
Bize birleşecek zamanı kazandıran
Bilinmezliğe karşı nöbet tutanlarındır.
Bir iz, bir naaş.
Bize nefes olmak için kendisinden vazgeçenler
Uyanmış Ankha'nın mesajlarını duvarlarda görebilirsiniz
Asla unutmayın, Ankha közlerinden bir kez doğduğunda
onu durdurabilecek düşman yoktur.
Ankha için düşmek, göklerde süzülmenin bir parçasıdır.
REUNION
Yalnızca hayatta kalmak bizim için yeterli değildi.
Kaldığımız alanı bir yuvaya çevirmek için her fırsatı değerlendirdik.
Gece ile gündüzü ayıran ışıktan mahrum kalmıştık, bizler en kötü güne uyanmıştık.
Bir olduk, birlik olduk. Güneşin bereketini de gecenin huzurunu da kendi içimizde aradık.
Yaşadığımız felaketin yıldızların ötesindeki yeni bir yuvayla son bulacağını,
Uyandığım güne yoldaş olanların emeğinde görebiliyorum.
Çıktığımız yolun sonsuzluğa karşı verilen bir mücadele olduğunu biliyorduk.
Türümüzün devam etmesi için yakılan bir umut ışığı.
Gözlerimizi açtığımızda öğrendiğimiz ilk bilgi, yuvamızın hasar aldığıydı.
Teknisyenlerimiz, nefesimizi, ısımızı, yemeğimizi ve suyumuzu muhafaza etmeyi başardı.
Bizi Ankha'ya bağlayan damarlarımız oldular. Sırada ayaklarımızı yere sağlam basmak var.
Kaybettiğimiz yer çekimini onarıp her çembere erişecek adımları atacağız.
Umut ettiğimiz günleri görebilmek için öğünlerimizi böleceğiz.
Bilinmezliğe karşı savaşın en büyük ateşi cesarettir.
Düşmanı bilmeden, yuvamızı cepheye çeviren etmenlerden kurtulmak için birleştik.
Her bir dost, her bir yoldaş uzun koridorlardan bize bilinmezliği yok edecek cevaplar getirdi.
Hayatlarını riske atarak yuvamıza sahip çıktılar.
Karanlık koridorlarda atılan her adım, A çemberini güvenli, diğer çemberleri ise ulaşılabilir kıldı.
Erişemediğimiz her koridor, Ankha için yalnızca bir sonraki günün hedefidir.
Bizler en zor olanı atlattık. Bize vaat edilen noktaya ulaştık.
Şartlar ne kadar zor olursa olsun;
Gerektiğinde güvenli duvarları terk edip dış yüzeyde yürüyeceğiz.
Çemberleri yaşanılmaz hale getiren unsurları elemine edeceğiz.
İnsanlığın elde ettiği bütün birikimi, yeni bir gezegende bir fidan gibi ekeceğiz.
İhtiyacımız olan her cevaba bir Ankhalı kadar uzaktayız.
Dr. Esker