Merhaba Ziyaretçi

Gönderen Konu: (Bence) 9th Edition ve Kule'de Oynanır mı?  (Okunma sayısı 212 defa)

Ruhi

  • Son Ölüm Tarikatı
  • *
  • İleti: 5797
    • E-Posta
(Bence) 9th Edition ve Kule'de Oynanır mı?
« : Ocak 06, 2022, 03:06:36 ÖS »
Belki üç yıldır, warhammer 40K dışındaki diğer oyunlar daha çok ilgimi çektiğinden uzak duruyordum.

Whatsapp grubundaki sohbetlerden sonra enerji toplayım, birkaç haftadır onlarca belki yüzlerce sayfa 40K kitabını okudum. Youtube'den maçları izledim. 40K haber websitelerindeki bir sürü postun üstünden geçtim. İki tane de maç yapma şansım oldu. Ne düşündüğümü artık yazayım istedim.

Bambaşka bir Wargame

40K 9th edition birçok açıdan bambaşka bir wargame geleneği yaratmaya çalışıyor ve kısmen de başarıyor. Oyun gene GW tarafından ortaya çıkartılmış wargame kültüründen bir sürü noktada ayrılıyor. Bu noktada beni ve eski 40K oyuncularını çok zorluyor diye düşünüyorum. Gene oyunun stat tablosu aynı, ırklar aynı, oyun faz yapısı benzer.. Sanki benzer bir oyunmuş ilizyonu yaratıyor. Kesinlikle öyle bakmamak lazım. Bambaşka bir Wargame.

Dama, Satranç
Oyun bana en çok dama veya satranç gibi dünyanın muhtemelen en popüler masaüstü oyunlarını daha çok çağrıştırdı. Satranç veya dama gibi masada çok boş yer yok ve oyuncular taşlarını karşılıklı elemine ediyorlar.

Oyun objektifleri ve oyunda zar olması dama benzetmesine karşı en iyi argümanlar. Ancak oyun sonuç olarak sürekli taşları pozisyonlandırıp, gerektiğince taş feda edip, rakipten daha çok taş almayı başarma üstüne kurulu. Oyun bu kafayla bakınca çok daha iyi algıladığımı fark ettim.

Kurallar Çok Basit
Oyun temel kuralları bir wargame için aslında çok basit. Hatta biraz fazla basit. Bu yüzden gene oyun renkli olması ve ırklar arası fark yaratmak için, taşların güçlerini arttıran veya azaltan bir sürü özellikle eklenmiş. Taşların yetenekleri de çok sadeleştirilmiş. Verilen bonus veya penaltılar da o yüzden basit matematiksel +1,-1'ler üzerine kurulu.

Bu oyuna derinlik kazandırsın diye düşünülmüş ve ırklar arası farklar yaratabiliyor. Ama gene alışılmadık olduğu için eski wargame oyuncuları için çok karmaşık görünüyor. 30 tane Command point harcanacak şey var her orduda. Her ordu 3-4 tanesini kullanıyor aslında.

Oyun temel kurallarına dokunan birkaç özel ordu kuralı olmasa ordular arasında hiçbir fark kalmayacak.

Atmosfer Oyunları ve Yeni 40K
40K aslında hemen hemen hiçbir zaman öyle tam bir atmosfer oyunu değildi. Yani galaksinin dörtte birini kontrol eden adam, masada ölebiliyordu. Ancak artık daha da atmosfer oyunu olmadığını kabul etmek ve öyle oynamak lazım. 100'lerce yıldır savaşan, gezegenleri alan space marineler kova kova ölüyorlar. Hem de geçen yıl askere alınmış adamlara. Bilmem ne kadar havalı dreadnaughtlar basit bir Leman russ tarafından hemen, ama hemen ölüyor. Diğer taraftan leman russ'da beş tane adamın elindeki small arms diyebileceğiniz silahlara patlıyor. Oyun atmosfer oyunu değil. 40K'nın romanlarını da yansıtmıyor. Öyle bir kaygı varmış gibi yapılıyor olabilir ama değil. Çünkü gene oyun basit.

Terrain ve Minyatür Oyunu mu?
"True Line of Sight olmayan hiçbir oyun minyatür oyunu değildir" denebilir. Ben orada değilim. Diğer taraftan 40K artık 2 boyutlu print outlarla çok da zorlamadan oynanabilecek bir oyun. Minyatürler de 2 boyutlu kartonlar olabilir, terrain de. Hatta oyundaki her mesafe'yi dört'e böldük dense büyük bir satranç tahtasında falan rahatlıkla düz kağıtlarla oynanabilir.

Bu gene geleneksel algıyı zorluyor. Özellikle terrain fikri. Bir terrain'e özel bir özellik verince tamamını kapsıyor deniyor. Ama gözle görülür bir şekilde o terrain içindeki modelin nasıl o bonusu aldığını anlamamız mümkün değil (Ör: Landing Pad'in altındaki boşlukta duran piyade "Dense" yüzünden -1 ile vuruluyor gibi).

Popüler Oynanma Şekli
Oyun sık ve düzenli oynansın diye dizayn edilmiş. Her oyun böyledir denebilir ama öyle değil aslında. Klasik dönem Hail Caesar mesala gayet, arada bir kankanla topla iki bira/viski eşliğinde oyun oynamak için dizayn edilmiştir. Kurallar çok temeldir ve değişmez.

Bu oyuna derinlik sağlaması için verilen bonuslar, penaltılar aslında çok kolaylar. Ancak arada oynanmazsa hemen olayı karıştırıyorlar. Başımıza gelenin de bu olduğunu düşünüyorum. Oyun sık, hızlı ve düzenli oynanmak için çok uygun. Birkaç oyundan sonra zaten bir ordunun yapabilecekleri oturuyor. Hatta işte bu bonus/penaltılar olmasa her ordunun yapabilecekleri, yerleşebileceği yerler falan çok sıkıcı olurdu. Bu oyun objektiflerinin falan düzenli değiştirilmesi gerekli çünkü 5-10 kişi düzenli oynasa oyunu 6 ay sonra her maç bir diğerine benzeyebilir, hatta barteplere bakarsanız bayağı da birbirlerine benzeyen oyunlar görünüyorsunuz. Renk böyle geliyor.

Utanç Verici GW Mesajları
GW dönem dönem çok kötü pazarlama yapar. Bence gene o dönemlerden birisini yaşıyorlar. Her videonun altına, postun altına "40K oynamak için çok heyecan verici bir zaman" falan yazmak. Yani.. 41-42 yaşında bana "bu hobi çocuklara hitap ediyor. Bana etmiyor galiba" mesajı gönderiyor. Çocuklar da o modelleri nasıl alır, nasıl boyar bilmiyorum ama.. işte. GW'yi çok takmamak lazım.

Competitive Oynanır mı
Oyun çok competitive olsa, dünyada sürekli turnuva kazanan isimler olurdu. Satranç işine zar karışınca böyle oluyor. Oyunun temel seçimleri çok basit olduğu için, bir süre sonra azıcık ciddi oyuncu doğru seçimleri zaten yapar. İyi liste ile çıkar. O zaman şans devreye geliyor. Hani oyun o kadar competitive falan değil aslında. Çünkü kolay. Competitive olması için belki tavla gibi 5'lik 5 set üzerinden falan oynanması gerekirdi. O zaman bile tavlada sürekli kazanan dünya şampiyonu yoktur.

Kule
Geleneksel bir oyun olmadığını, yepyeni bir concept olduğunu kabul edip gayet güzel de oynayabiliriz. Elimizde modellerimiz olmasa, piyasada bu oyundan kat kat daha iyi, bizim yaşa ve zeka seviyemize uygun oyun var. Ama elimizde modeller var, oyunu az biraz hepimiz biliyoruz, hikayeleri hoşumuza gidiyor. Bu noktada istek devreye giriyor.

Bu haftada bir toplanalım hikayesi 5 hafta önce başladı. Ben hayat seçimi, sorumluluklarımı belirleme şeklim ve tabi ki şansım sayesinde 4 defanın hepsine zaman, sorumluluk düzenlemesi, vs ayarlayarak katılabildim. Hatta gün değiştirdik birilerine daha uygun olabilir mi diyerek.

Bu sürede 2 kişi sorumlulukları, hayatları nedeniyle bana katıldılar.  Onlar da birer defa gelebildiler. Bir avuç kişinin oynadığı napolyon, klasik dönem, epic, vs. gibi oyunları oynayabilirken 40K gibi 15 kişide ordu varken bu oyunu oynayamadım.

Çok temel: Her oyun için en az iki kişi gerekiyor. 40K'ya da Semih ile birer ordu ile başlamıştık yanılmıyorsam. Ne noktaya geldik. İki kişiyken oyunu aramızda popüler yapma şansına sahipiz.

Sonuç:

Oyun kötü falan değil. Gayet basit, goy goy oynanabilecek bir oyun. Muhtemelen de dünyanın en popüler masaüstü "minyatür" oyunu. Bir sürü üyemizde de minyatürü de var. Hiç değilse gülerek, iki zar atarak rahat rahat oynarız. İlk iki oyundan sonra da akar gider. Hatta basit gelmeye başlayabilir. Öyle rahat bir oyun. Turnuvası falan da çok çok kolay yapılır. Kural karışıklıkları bile ikinci turnuvadan sonra pek yaşanmaz diye görüyorum. O kadar rahat.

Ama bana hayatı düzenli gelmeye uygun en azından 2 haftada bir oynayabileceğimiz bir kişi lazım. Şu anda öyle birisi yok gibi görünüyor. Ben de hizmet etmek isterim, hani haftada bir akşamımı boş bırakıp, millet gelir belki diye bekleyebilirim. 4-5 hafta da ayırdım. Nereye kadar ayırabilirim bilmiyorum.

Uygun arkadaş yoksa da, günün sonunda hayatlarımız bu 40K hobisine bugün uygun olmayabilir arkadaşlar. Gelecekte uygun olur. Kule'de başka oyunlar da oynuyoruz ayrıca. (FRP oynayın mesala, bira içelim beraber. Aidatlarınızla ayakta tuttuğunuz bu toplulukta düzenli 25+ kişi kahkahalar eşliğinde saatlerce oyun geyiği yapıp, bira içiyoruz)

Bir sürü gülücükler ve saygılar.

#Emperor Protects#






« Son Düzenleme: Ocak 06, 2022, 04:04:36 ÖS Gönderen: Ruhi »
A man who carries a cat by the tail learns something he can learn in no other way.

- Mark Twain